|
Biri ON yap. İkiyi bırak gitsin, üçü de… İşte böylece zengin olursun. Dördü kaybet. Beş ve altıyı, yedi ve sekiz yap. O zaman iş tamam olur. Siz bunun üzerine ne düşünürsünüz bilemem ama Ortaçağ büyücülerine göre okült çarpım cetveli veya sayılar böyleymiş.
Sayıların nicel değerlerinin yanı sıra nitel değerleri de vardır. Çeşitli nesnel varlıkları, soyut kavramları içinde barındıran ideal yönleri vardır sayıların... Bu ay sayıların soyut kavramları üzerine konuşacağız. Saate baktığımızda 23:23, 8:8, 11:11 vs gibi denk gelen sayılar varsa kimimiz der ki demek ki biri beni düşünüyor, kimimiz böyle şeylere inanmaz, kimimiz de daha farklı anlamlar yükler. Yani sayılarla öyle ya da böyle etkileşim içindeyiz ve onlara bir anlam yükleme eğilimindeyiz. Neden acaba!
Platon temasta bulunduğumuz duyu alemi dışında bir de idea’lar (mana) alemi olduğunu söylemiştir. İdea’lar aleminde de duyu aleminde olduğu gibi her şeyin bir modeli olduğu varsayılır. Aynı şeyin sayılar içinde geçerli olduğunu ifade etmiştir.
Platon’un sayılara verdiği önem Pisagor öğretisine dayanır. Pisagor öğretilerinin tamamı bugüne ulaşmamıştır ama yine de sentez yapmak mümkün olmuştur. Pisagor, sayıların manevi içeriğinin olduğunu, her şeyin sayılardan türediğini ve sayılarla her şeyin çözülebileceğini söylemiştir.
Pisagor öğretilerine göre birden ona kadar sayı isimleri şöyledir; monad, duad, triad, tetrad, pentad, hexad, heptad, ongoad, ennead ve dekad. Tek sayılar eril, çift sayılar ise dişil karakterli sayılıyor. Bu sayıların dışında bir de çift cinsiyetli (hermafrodit) sayılar tanımlanmıştır. Örneğin 10, 5 (eril)ile 2’nin (dişil) çarpımına eşittir.
Pisagor’a göre sayıların anlamlarına bir bakalım:
1. Özün, birin sayısı
2. Karşıtlık, değişiklik
3. Bütünlük, başlangıç, orta ve son, tanrısal güç
4. Doğruluk, adalet, dünya
5. Evlilik
6. Şans
7. Evrenin tümü; tanrısal güç olan 3’le dünyayı sembolize eden 4’ün toplamı yani tanrının dünya ile birleşimi
8. Sağlamlık
9. Tüm sayıların özü, doğruluk
10. Sonu olmayan yeni bir dizinin başlangıcı
Mitoloji ve inanç sistemlerinde de sayılara önem verilmiştir. Sayılar, insanı, doğayı ve evrensel gücü sembolize etmek için kullanılmışlar. Sayıların anlamını konu alan bilgiler Mısır, Yunan, Maya, Sümer, Kalde uygarlıkları tarafından kullanılmıştır. Tarihçiler, Mısır’da seslerin sayılarla ilişkilendirildiğini belirtiyor. Harflere sayısal değerler verilerek, harflerle sayıların ilişkilendirilmesi ise kabalistlere dayanıyor.
SIFIR: Sıfır yokluğu, hiçliği sembolize ediyor ama aynı zamanda başlangıcı… Uzayda tüm nesnelerin arasını doldurur. Metafiziksel olarak da yokluk anlamındadır, zaman ve mekan sınırlarının dışında saf bir varlıktır. Yutan eleman sıfır bünyesinde çok büyük bir gücü de barındırıyor.
Mevlana der ki: “ Varlığın aynası nedir? Yokluk. Ahmak değilsen yokluğu seç… Bir yerde yokluk, noksan var mı, orası, bütün sanatların, hünerlerin aynasıdır”
BİR: Monad yani bir, bütün sayıların türediği kaynaktır, başlangıçtır. Tekliği “Tek” olan her şeyi ifade eder. Ezoterik nümeroloji ve geometri açısından, sonsuz olan sıfır tek bir noktada yoğunlaşmış ve 1’i meydana getirmiştir. Sembolizme baktığımızda, Mu sembollerine göre noktanın ya da bir daire içindeki noktanın tanrıyı temsil ettiğini görüyoruz. Bu aynı zamanda bu durum güneşle özdeşleştirilmiş. Çünkü güneş tek ve yaşamın devamını sağlayan güç… Buradan yola çıkarak da diyorlar ki, bir sayısı tanrının yeryüzündeki yansıması olan insanı temsil eder. Bu da bir anlamda makro ve mikro kozmosun tekliğidir. Bir sayısı üretkenliğin, yaratıcılığında sembolü sayılmıştır. Ataerkil toplumlarda üremeyi sembolize eden fallus da 1 şeklindedir.
İKİ: Duad (diyad), dualiteyi temsil eder. İyi-kötü, güzel-çirkin, eril-dişil… İki, aynı zamanda kükürt-civa ve güneş-ayı da temsil ettiği ileri sürülür. Kükürt erkektir ve akıldır, civa dişildir ve ruhtur. Eski Mısır’da osiris ve isisi sembolize eder.
Platon der ki: “ Bütün sayılar Bir ve İki’nin karşılıklı etkileşimlerinden ortaya çıkar
”
ÜÇ: Triad, Üçgeni sembolize eder ve kadim bilgilere göre tüm şekiller üçgenden türer. Temelinde birin üçe, üçün bire yansıması yatar. Monad ve duad’ın birleşiminden oluşur. Eril ve dişil enerjinin birleşimi çocuğu anlatır. Yine Eski Mısır’da osiris ve isisin çocukları horusla temsil edilir. Yani negatif ve pozitif iki zıt güç bir araya geldiğinde, üçüncü nötr bir güç oluşur ve bu gücü dengeleyici bir unsur olarak değerlendirmek gerekir.
Lao Tzu der ki: “Bir ikiyi meydana getirir, iki üçü meydana getirir, üç her şeyi meydana getirir”
DÖRT: Kaostan düzene geçişin dört temel gücünü ifade eder; su-ateş-toprak-hava… Fiziksel gerçeğin dört boyutu, dört mevsimi, dört yönü vardır. Aristo bunu ileri götürerek sıcak, ılık, kuru ve soğuk olarak tanımlamıştır. Her elementin iki niteliği vardır (2x2). Toprak kuru ve soğuktur. Hava ise ıslak ve sıcaktır. Su ıslak ve soğuktur. Ateş sıcak ve kurudur. Yani her element bir diğeriyle bir niteliğini paylaşıyor. Başka hiçbir sayının sağlamlığı ve dayanıklılığı bu kadar iyi ifade etmediği ileri sürülüyor. Bir masayı düşündüğümüzde en sağlam denge dört ayaküstündedir. Hücrede de böylesi 4 bölmenin görülmesinin mümkün olduğu ileri sürülüyor; hücrenin bedensel kütlesini oluşturan protoplazma, aktif unsuru mitokondri, nötr unsuru DNA ve RNA’yı içeren hücre çekirdeği, döndüncü unsur ise hayat enerjisi…
Nicomachus der ki: “ Dört, matematik disiplinin evrenselliğini meydana getiren sebeptir”
BEŞ: Dünya (ateş, su, hava, toprak) ve insanı temsil eder. Teozoflara göre günümüz insanı 5. Kök ırktır. Beş köşeli yıldız yaşamın sembolü olarak kullanılagelmiştir. Her elde 5 parmak, 5 duyumuz…
ALTI: İç içe geçmiş ve iki farklı yöne bakan üçgenleri sembolize eder. yani ters ve düz üçgen… Yukarı bakan üçgenin tekamül ederek tanrıya ulaşmayı, erkeklik prensibini, yükselen ateşi, aşağı bakan üçgenin toprağa dönüşü, dişilik prensibini, akan suyu temsil ettiği ileri sürülüyor. Bu iç içe geçmiş sembolün iki zıt gücün ahenkli dansını, dengeyi de ifade ettiği varsayılıyor.
YEDİ: Yedi ile ilgili söylenebilecek o kadar çok şey var ki… Olağanüstü bir sayı olarak sayılıyor. Tekamül yasasının sembolü sayılıyor. Evrende birçok şey 7 üzerine kurulu… Sesin yedi notası, ışığın yedi ana rengi, 7 chakra, haftada 7 gün, İstanbul’da 7 tepe… Pisagor ekolüne göre, yedi kutsal, annesiz ve bakiredir. Bakireliği 7’nin bölünmez bir sayı oluşundan, annesiz oluşu bir çift dişi sayısından (4+3) veya erkek tek sayısından türemiş olmasına dayanıyor. Bu durumda direkt olarak babası olan Monad’dan kaynaklanıyor. Nerdeyse her dinde de 7 sayısının kutsallığını görmek mümkün. Kabe 7 kere tavaf edilir, Katoliklerde 7 sakrament, Yahudilerde 7 mumlu kutsal şamdan, manevi bilgeliğin sayısı 7 sayılıyor, Mısır’da Güneş Tanrısı RA 7 ruhlu... İnsanın her 7 yılda bir devre geçirdiği varsayılıyor ve bu her 7 yılda ki devre kişinin hayatında köklü değişiklikleri yaratan geçiş dönemleridir. Yine bazı kadim bilgilere göre insanın 7 bedeni olduğundan söz edilir.
SEKİZ: Sembolü iç içe geçmiş iki kareden oluşan 8 köşeli yıldızdır. 4’ün iki katı olarak düşündüğümüzde dengenin mükemmeliyeti olarak görülebilir. Yine Türk işlemelerinde de kullanılan bu sembol adaleti de temsil eder. Yediyle bütünleşmiş, yedi unsuru kendine çekmiş, yedi mertebeyi aşmış kamil insanı da sembolize eder.
DOKUZ: Dokuz diyince ilk akla gelen bilgeliktir. Erişilen noktayı, tamam olmayı ifade eder. Dokuz ayrıca sonun olduğu yerde başlangıcın da olduğunu haber verir. Dokuz bir spiral girdaba benzer yani bir anlamda akışın ve bitişin simgesi gibidir. 9 sayısının Atatürk’ün hayatında kendine özgü bir yeri olmuştur. Doğum tarihi olan 1881 yılı da 9 ve 9'un katlarıyla ilgili bir sayıdır; 18' in içinde 2 adet 9'un toplamı, 81'in içinde ise 2 adet 9'un çarpımı vardır Ayrıca 1+8+8+1=18 eder ki tekrar 8+1'i toplarsak yine 9 rakamı karşımıza çıkar. Atatürk’ün katıldığı törenlerden tutunda girdiği savaşlara kadar 9 sayısını hep görebiliriz. Bunları sıralamayacağız. Ama kimlik numarasına değinmeden geçemeyeceğim. Nüfus cüzdan numarası 993814B'dir Ortadaki 938 ölüm tarihini, geriye kalan baştaki 9 ve sondaki 14 rakamı ise ölüm saatini (9 dakikalık farkla) vermesi bakımından ilginçtir.
ON: Bir ve sıfır sayısının yan yana gelmesiyle meydana gelen on sayısı teklikle hiçliğin ahengini temsil eder. Bu nedenle de makro kozmosun kutsal sayısı sayılır. Mükemmelliği, kamil insanı yani insanın tanrıyla bir olmasını da ifade eder. Mayalarda on sayısı bir destenin sonunu ifade ettiği içinde sonu da ifade eder ama öyle ya her son da bir başlangıçtır.
Her sayının rengi, sesi ve şekli olduğundan söz edilebilir. Bilim ve sanat dalları sayıların diliyle bir araya gelirler. Sayılarla evrenleri tanırız, düzeni karmaşanın içinden çekip alırız. Sayılar kendimizi tanımamız içinde rehber olabilirler. Herkesin kendi sayısı, kader sayısı olabilir. Bu konuya daha sonraki sayılarımızda değineceğiz.
Şimdi sizlere sayılarla ilgili merak ettiklerinize ulaşabilmeniz adına birkaç kitap önermek istiyorum. Sayılarla ilgili iseniz Tübitak yayınlarından “Rakamların Evrensel Tarihi” isimli diziyi okuyabilirsiniz. Yine enneagram üzerine kitaplar okuyabilirsiniz. Enneagram kişinin kendini tanıma sanatıdır. Enneagramda 9 kişilik tarzı var ve siz bunlardan birisisiniz. Ayrıca diğer sayılarla da etkileşim halindesiniz. Kişileri enneagram üzerinden okumak mümkün olabiliyor. Avrupa da birçok şirket kişileri enneagram üzerinden tanımlayarak işe almaya başladı. Türkiye’de de bu uygulama kısmen var. İlerleyen sayılarımız da enneagramı da anlatacağız. “Hayatınızın Amacı” isimli kitaptan da söz etmek istiyorum. Bu kitapta da doğum tarihinizden yola çıkılarak bir hesaplama yapılıyor ve buna göre bir kişilik sayınız var. Örneğin; 12/3, 13/4 gibi… Her sayının da ayrı bir açılımı var. Kesinlikle okumanızı öneririm. Ayrıca kitap da 9 yıllık devreler bulunuyor. Kaçıncı devrede olduğunuzu hesaplayarak o yıl hayatınızın gidişatına yönelik bir öngörü geliştirmeniz mümkün. Mesela belki filiz veriyorsunuz belki de hasat topluyorsunuz. Bunun neresindesiniz bilmeniz önemli… Yine “Pin Kodu” isimli kitap da bu konuda size yardımcı olabilecek bir kitap… Astro numeroloji üzerine araştırma yaparsanız kişilik sayınızla ilgili bir şeyler bulmanız mümkün...
Sayıların yolunuza Işık tutması dileğiyle…
1) Kemal MENEMENCİOĞLU, Hermetics, Sayıların Erdemi, www.hermetics.com, 19/01/2010
2) Erhan ALTUNAY, Hermetics, Sayıların Sembolizmi, www.hermetics.com, 19/01/2010
3) Mutlu PAYASLIOĞLU, Antrak Gazetesi, Sembolizm, www.antrak.org.tr, 25/01/2010
4) Astromerkez, Numeroloji ve Sayılar, www.astromerkez.com, 19/01/2010
|