|
Burgaz ada İstanbul’un üçüncü büyük adasıdır. Eni ve boyu 2 metre olan yuvarlak, şirin ve adeta bir şifa adası… Adaya ilk ayak bastığınız yer, iskele meydanı… Sizi burada sahilin sağındaki çay bahçeleri, kafeteryalar ve birkaç meyhane bekliyor.
Ada üzerindeki tek tepe Bayrak Tepesi’dir. Güzel bir ormanın içinden geçerek adanın en tepesine ulaşır ve eşsiz bir manzarayı seyredersiniz. Büyük İskender’in generali Demetrios’un babası Antigone, buraya bir kale yaptırmış. Ada bir süre onun ismiyle anılmış, daha sonra kale anlamına gelen “Burgaz” adı verilmiş.
Ada da üç kilise, iki manastır ve birde ayazma bulunuyor. Aya Yani Kilisesi, Christos Manastırı, Aya Yorgi Manastırı ve Kilisesi, Sankt Georg Manastırı ve Kilisesi… İlk görmeniz gereken yerlerden birisi Aziz Methodios’un hapsedildiği zindanın bulunduğu kilise… Tarihi yıllar öncesine dayanan bu yapıları görmek ve tarihi gözünüzün önüne getirebilmek adına harika yapılar… Burgazada da ayrıca cami, havra ve cem evi de bulunuyor. Bu da aslında Burgaz adanın ne kadar kozmopolit bir yer olduğunun bir ifadesi… Ayrıca adanın her yerinde, çok eski Rum evlerini ve tarihi tahta binaları görebilirsiniz.
Öykü yazarı Sait Faik Abasıyanık’da son yıllarını burada geçirmiş ki hikayelerinde de Burgaz adaya yer verdiğini görüyoruz. Sait Faik’in Burgaz adadaki evi “Sait Faik Müzesi” adıyla müzeye çevrilmiştir.
Burgaz ada ağaçlarla kaplı olan Heybeliada ve Kaşık adasına baktığı için oldukça hoş bir manzaraya sahiptir. İklimi, sahili, kızılçamları ve de muhteşem ahşap evleri ile İstanbul’un en sevilen yerlerinden birisi… Adanın yalı ve köşkleri, güzellikleri ve zerafetleriyle ünlüdür. Güzel ahşap köşklerin en çok saklandıkları yerler, sahilde Gezinti Caddesi’nde ve tepenin Kaşık adası ve Heybeliada’ya bakan sokaklarında…
İskele meydanından doğuya yönelirseniz adanın eski plajına ulaşırsınız. Buradan Heybeliada’ya uzanan bir burun bulunur ve de burun ucunda bir fener… Plajın güneyinde mezarlık burnu yer alıyor. Bu burundaki kaya dönüldüğünde adanın güney kıyılarına gelirsiniz. Bayrak Tepesi’nin sarp mevkileridir burası… Kıyıdan yükselen bu tepenin üzerinde tarihi Hristos Manastırı yer alır. Aynı yönde devam ederseniz günbatımı manzarasıyla meşhur Kalpazankaya’ya gelirsiniz. Türkiye’de ilk kalp paranın burada basıldığı söyleniyor. Harika bir manzarada yemek yemek isterseniz burayı tercih edebilirsiniz.
Kalpazankaya’nın yanındaki küçük koy gezinti için harika bir yerdir. Kalpazankayanın güneyinde Marta koyu, kuzeybatısında Aya Yorgi Manastırı bulunur.
Burgazada bazıları için dört mevsim yaşanılası bir yer, bazıları için balık ve orman, bazıları içinse uzun bir yürüyüş ve huzurdur… Adanın bir sakinleri de atlar ve köpeklerdir. Dörtnala koşan harika atlar ve her an sizi takip etmek için can atan dost köpekler… Adada bir fayton gezintisi yapmanız da mümkün. Kalpazankaya’ya faytonla giderek harika doğayı da seyredebilirsiniz.
Aslında adanın asıl ve belki de en eski sakini 600 yaşındaki Tarihi Çınar Ağacı… Bütün görkemiyle sizi karşılıyor ve de zarar vermemeniz için sizi uyarıyor. Bir an durup o heybetli Çınar Ağacını sevgiyle seyretmek tek kelimeyle harika…
Adanın büyük bir kısmı doğaya ait… Burgaz adanın her yerinde de denize girmek mümkün. Adanın denizi, İstanbul’un az kalmış en temiz yerlerinden birisidir.
Türkiye’nin ilk sanatoryumlarından biri 1928 yılında Burgazada’da kurulmuştur.
Adada iki adet kulüp de vardır; Adalar su sporları kulübü ve Burgaz ada deniz kulübü…
1953 yılına kadar adaya cami yapılmamış. Fethin 500. Yıldönümü sebebiyle belediyenin verdiği bir arsaya küçük bir cami inşa edilmiş.
Burgaz adanın en acı tarihi 2003 yılıdır. Ortalama 40 hektarlık alan bu tarihte, bir yangınla yok olmuştur. Bu da adanın bir kısmının ağaçsız ve kel bir görünüme sahip olmasına neden olmuştur. Buna rağmen ada bütün harikalığıyla sizi bekliyor…
1) Burgazada Website, Burgazada,http://www.burgazada.org/, 2010
2) Burgaz Adası, http://tr.wikipedia.org/wiki , 2010
3) Harika İstanbul, Burgazada, http://harika.istanbul.gov.tr, 2010
4) Gezz.Org, Burgazada,http://gezz.org, 2010
|