Kaydol
Hayvanlarda İntihar

Sayfa 1

Psikoloji ve Sosyoloji alanlarında çalışmalar yapan bilim adamları tanımsız kalmıştır çoğu zaman “intihar” olgusunu incelerken. Büyük bir bölümünün ölümle sonuçlandığı bu bilinçli davranış, bazen de bilincin bile önüne geçemediği bu durum, birçok bilim adamını çaresiz bırakmıştır intiharın eşiğini anlatmaya çalışırken. Düşünce ve bilinç kavramlarıyla özleşen insanoğlu, nasıl olur da intihar gibi bir olayı hayatına yerleştirmeye çalışırdı, bu yerleştirmeden sonra hayatının sona ereceğini bile bile? Bilincin tanıma girdiği bu olgu da hayvanların intihar durumundan söz edilebilir miydi?

Bilim adamları farklı görüşlerini belirttiklerinde, ne kadar çok araştırmacı varsa o kadar da tanım çıkmış ortaya intihar ile ilgili. Bazılarının eleştiriye açık cümleler kurması, bazılarının tanım içeriği taşıyan vurgularda bulunması ve bazılarının ise benzetme yapması olayın ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor aslında. 

Sayfa 2

        Bu görüşleri harmanlayarak, bir tanım yapılabilir aslında intiharla ilgili. “Aklı başında bir bireyin, toplumsal değerleri desteklediği veya karşısında olduğu bir eylemle, doğrudan veya dolaylı olarak kendi yaşamına isteyerek son vermesidir, intihar” (1). İntihar etme  –ölüme teşebbüs- düşüncesi, intiharın kendinden bile daha çok zarar verir insana. Sosyal ortamdan kendini yok etme düşüncesini yerleştirdiği zaman beynine, pekte kolay olmayacaktır bu sonuca giderken geçirilen  her dakika.

        İnsanlar da bile açık olarak ifade edilemeyen, düşünce ve bilinçle özleştirilen bu intihar kavramı, hayvanlara yüklenmeye çalışılıyor zaman zaman. Gazete ve  internet sayfalarında çıkan “Toplu hayvan intiharları” gibi başlıklar görüyoruz. En çok hafızada kalan bu toplu hayvan intiharları ile ilgili yazılarda, balinaların sürü halinde karaya vurmasıdır. Bu ve buna benzer olaylarla sık sık karşılaşıyoruz biz. Peki gerçekten bu tür hayvan davranışları, insanoğlunun ki gibi bir intihar olayı mıdır yoksa alışılagelmiş doğa düzeni bozulduğu için, doğanın yalancı sinyaline inanıp ölüme gitmek midir hayvanların yaptığı?

       Balinaları toplu halde ölümle karşılaştıran  nedir? Bu olay bir intihar olarak adlandırılabilir mi? Yapılan açıklamalar ve bilimsel incelemeler, aslında balinaların toplu halde karaya vurmasının hiçte intihar olmadığını gösteriyor. Çünkü balinalar intihar etmezler. Sadece bozulmuş olan sonar sistemleri yüzünden karaya vururlar. Balinalar sularda ilerlerken yönlerini, gönderdikleri ses dalgalarının geri dönmesiyle bulurlar. Bu ses dalgalarının geri dönmesi çeşitli nedenlerle engellenebilir. Özellikle askeri amaçlı radar sistemlerinin yoğun olarak bulunduğu kıyılarda, balinaların sonar sistemleri çalışamaz ve yanlış yönlendirmeden dolayı kıyıya vururlar. Bu açıklamalar doğrultusunda görülüyor ki; balinalar ne sulara küstüğü için intihara gitti, nede bir dertten kurtulmak için öldürdü kendilerini. Onlar sadece yanlış sinyalin getirdiği bir sonuca maruz kaldılar (2).

Sayfa 3

      “Kır fareleri her 3.9 yılda bir düzenli olarak denize üşüşür ve toplu halde yok olurlarmış.” Bu açıklamayı yapıp nedenine fazla değinmemiş E. Dewey. Dewey’in yaptığı bu açıklamadan yola çıkan H. Schaefer. “Bir Fare İntihar Edebilir mi? ” adında bir makale yayınlamış. Makalesinde hayvanların gerçekten intihar edip edemeyeceği hakkında çalışmalar yapmış ve bazı sonuçlar elde etmiş. Bu çalışmasında fareleri kullanan araştırmacının ilk hedefi; hayvanların gerçekten ölümcül olan ya da olmayan ortamı ayırt edip etmemesiydi. Eğer bir hayvan kendine ölüm getirecek ya da getirmeyecek iki ortama sahipse, ölüm getireni seçmez. Buda ölümcül ortamı ayırt edebildiğini gösterir bir hayvanın. Nitekim, gökyüzünde yalnız başlarına uçan ördek yavruları, yaban kazlarına aldırış etmezler. Fakat şahinlerle karşılaştıklarında yönlerini değiştirirler. Aslında bu davranışlar tamamen içgüdüseldir. Farelerle yapılan deneylerde de farelerin onlar için zararlı olan ortamdan uzaklaştığı gözlemlenmiş. Evet bunlarda ölümden korunma durumu söz konusu.Fakat hiçbir hayvan ölümün anlamını kavrayamaz, bu yüzdende hayvanların ölümle sonuçlanan davranışları intihar olarak isimlendirilemez. Bu durum sadece insana özgü düşünsel bir davranıştır (3).

        Hayvanlarda intihar kavramı işin içine girince genelde psikologlar ve zoologlar karşı karşıya gelirler. Çünkü intiharın düşünsel bir kavram olarak ortaya çıktığını savunuyor Psikologlar. Hal böyle olunca hangi hayvan düşünerek intihara gidebilir? İnsana özgü bir durum değil midir düşünmek? Psikologlara göre hayvanların ölüm davranışı ancak içgüdüsel olarak yapılır ve bu bir intihar girişimi sonucu olmaz.  Zoologların ise, insanların da intiharı içgüdüsel olarak yaptığı ve her türlü stresten kaçmak için girişimde bulunduğu, dolayısıyla kendini öldüren bir hayvandan farkı olmadığı gibi bir düşüncesi vardır. Zoologların görüşü ele alındığında, aslında insanlardaki intiharın da içgüdüsel olarak ortaya çıktığı söylenebilir. Ama bilinç işi ve planlama ortaya girdiğinde bir hayvandan bunlar beklenemez (4).

Sayfa 4

       Tarih boyunca birçok insanın ilgisini çekmiştir akrep ve ateş ilişkisi. Mezopotamya mitolojisinde sürekli anlatılan bir olgu haline gelmiştir. Ateşle çevrelenen bir akrebin, kurtulamayacağını anladığında kendi kendini zehirleyerek intihar etmesi… Bu olgu göz önüne alındığında akrebe hemen bir yakıştırma takılmış insanlar tarafından. Akrep… Gururun ve iradenin sembolü. Neden ateşi görünce yenik düşsün düşmanına? Neden akrep elimizde artık desinler? Akrep hemen öldürüverir kendini, gururuna yediremediği için yakalanmayı. Ama gerçek bu değildir.  Bu yaygın inanışların tersine akrep kendi kendini zehirleyerek intihar edemez. Zira tüm zehirli hayvanlar kendi zehirlerine bağışıklıdır. Kısaca akrep kendi zehrini kullanarak öldüremez kendi kendini. Peki nedir bu ateşle çevrelenince ölüme giden akrep hikayesi? Bilim adamlarının yaptığı araştırmaların sonucuna göre, akrepler ısıya karşı oldukça duyarlıdır. Vücutlarını etkileyecek yüksek ısıyı görünce plastik bir malzeme misali büzüşmeye başlıyorlar. Isıdan etkilenen sistemlerden dolayı, salgılarında da değişiklik gerçekleşiyordu doğal olarak. Yapılan deneylerde akrepler ateş çemberinin tam orta yerinde duruyorlar. Amacı ateşe eşit mesafelerde durarak ısı dengesini sağlamak. Ama belli süre sonunda bu savaşa yenik düşüyor akrep. Çengeli de dahil olmak üzere uzuvlarını kendine doğru çekiyor. Tıpkı tokat yemekten korkan bir çocuğun kendini koruması gibi. Dur yapma dercesine, gelme dercesine ateşe, kendini saklıyor akrep. Nihayetinde akrep ısı artışından dolayı ölüyor. Çünkü ısıya haddinden fazla duyarlılar. Tabi uzuvlarını ve zehir taşıyan iğnesini de kendine yaklaştırdığı için, kendi kendini zehirlemiş imajı yaratıyor. Hatta bazen iğne ile temas eden kabuk  fazla baskı yaptığı için  çatlamış bulunuyor. Tabi bu aşamaya gelinceye kadar akrep çoktan ölmüş oluyor (5).

        Hayvanlarda ölümle sonuçlanan bu tür olaylar, bu açıklamalara göre insanlardaki intihar olaylarıyla özdeşleştirilemez, benzetilemez. Gazete ve diğer medya organlarında var olan hayvan intiharı olayları başlıkları, gerçekten bir intihar değil, doğanın ve akreplerde olduğu gibi metabolizmanın hassaslığından kaynaklanan acı sondur.

Kaynaklar

(1) İntihar.De,  İntiharın tanımı,  www.intihar.de/frame.htm , 2010

(2)  NTV Bilim Dergisi Ekim 2009, Prof.  Dr. Selçuk Candansayar, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı.

(3) E. Schneidman, (Ed.), Essays in Self-Destruction, Science House, New York, 1967, S. 496-510

(4) İTÜ Sözlük,  Hayvanlar intihar eder mi?, www.itusozluk.com/goster.php/hayvanlar+intihar+eder+mi 2010.

(5) Bydigi.Net, Akrep ve intiharı ,  www.bydigi.net/ilginc-konular/274251-akrepler-ve-intihar.html, 2010.

 
Copyright © 2010. Dirim Bilim Dergisi. Uploaded by Biyologlar.Net